ustali28

BEYIN EGZERSIZLERI!!!

Kategori: Belirtilmemiş
BEYIN EGZERSIZLERI!!!


At ile kurbağa arasındaki fark nedir?







Resimdeki gizli yüzü görebildiniz mi?





Ağaçtaki 10 yüzü görebildiniz mi?





Bu resimdeki 3 kadını görebiliyor musunuz?





Siyah noktaları saymaya çalışın





Göz Yanılması - İlizyon





Resimde sizce kaç tane hayvan var?




Pencereler Ne Tarafa Bakıyor?

Bu resmin ilizyonlar kategorisinde ne işi var diyebilirsiniz ama bu normal bir resim değil :)

Nasıl yani ? şöyle ki Resme bakarken sorulması gereken şu

Pencereler birbirlerine doğru mu, zıt yönlere doğru mu bakıyor ?

Cevabınız tabi ki zıt yönlerse resmin üst orta kısmına bakınız, değilse alt orta kısmına

Sizce Pencereler birbirlerine doğru mu yoksa zıt yönlere doğru mu bakıyor ;)




Bu Resimde Gariplik Nerde?  dikkatli bakilirsa  gayet iyi gorunuyor





Pencerin yönü sağ tarafa mı yoksa sol tarafa mı bakıyor?







Kaç Çember Var?
İşin aslı resimde çember var mı?






Yukarı mı Aşağı mı?

Su sizce yukardan aşağı mı yoksa aşağıdan yukarıya mı hareket ediyor?







Dönme Dolap Sizce Ne Tarafa Dönüyor ?




OPTİK

Bazen gözümüz de yanılır:)

Toplar basamağın neresinde?


Hep yukarı çıkan yol.

Hangisi daha büyük?

Kırmızı çizgiler aynı boyda.

Vazo mu? İnsanlar mı?

Mavi çizgiler aynı boyda.

Şekiller tamamlanıp üçgenler görünüyor.

İmkânsız Şekil.

21:46 - 7/11/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


Hurafeler, Bidatler Ve Batıl İnançlar

Kategori: DIN _ ISLAM
 

Hurafeler, Bidatler Ve Batıl İnançlardan Örnekler

Bid'atler: Kur'ân-ı Kerim ve Sünnet'te bulunmayan ve Ashabca da bilinmeyen, özellikle din esaslarına ilişkin sonradan çıkma kimi ibadet ve davranış biçimleri ve inanca yönelik yorumlar. Mevlit okutmak...
Batıl İnançlar: Dinde kesinlikle yeri olmayan, fakat günlük hayatta dinin bir parçasıymış gibi gösterilen ve gerçekte dindışı olan, hatta dinin özüne ters düşen kimi inanç ve davranış biçimleri. Nazar boncuğu takmak gibi
Hurafeler: Sonradan uydurulan ve genellikle İslâm'ın gerçeğiyle bağdaşmaz batıl inançları veya çarpık davranış biçimlerini ifade eden hikâyeler.

• Ağaçlara çaput bağlamak, dilekte bulunmak, çocuk istemek ve fayda göreceği inancı
• Akşam ve yatsı ezanları okunurken köpek ulursa o civarda biri ölür.
• Arabanın önünden tavşan geçmesi uğursuzluktur.
• Arife günü dikiş diken kadının ölmüş çocuğu varsa onun derilerini diker vs.
• At nalının uğurlu sayılıp, kapılara asılması inancı
• Ateşle oynayan çocuk altını ıslatır.
• Ay ve güneş tutulması büyük ve ünlü kişilerin ölümüne işarettir.
• Ay ve güneş tutulursa o yıl kıtlık olur, savaş ve karışıklıklar çıkar.
• Ayakta pantolon giymek yoksulluğa işarettir.
• Ayın 13. günü uğursuzdur.
• Ayna kırılması uğursuzluktur; aynanın kırıldığı ev yedi sene iflâh olmaz denir.
• Bardağın kırılmasının hayra alamet olduğunun söylenmesi.
• Başı ağrıyan bir kadın camiye gider; yazması ile camiyi süpürür ve yazmayı tekrar başına örterse ağrısı geçer.
• Başlık parası, toprak bastı parası.
• Baykuş, kara karga kimin evinde öterse o haneden cenaze çıkar.
• Baykuşun ötmesi, bacaya konma ve uçmasından, tavşanın kaçmasından horozun vaktinden evvel ötmesinden, köpeğin ulumasından çeşitli manaların çıkartılması.
• Bazı kabir ve türbelere kurban adamak
• Bebek ayak tabanından öpülürse erken yürür.
• Bir evden ölü çıkarsa o evdeki su kapları boşaltılır. Eğer boşaltılmazsa AZRAİL suları ellediği için biri gene ölebilir.
• Bir genç askere giderken evden çıkmadan önce bir dilim ekmeğin yarısını yer, yarısını da geri bırakırsa, artık ekmek onu, çağıracağı için kazaya belaya uğramadan geri dönermiş.
• Bir kimseye süt verilirken içine bir parça kömür ve yeşil yaprak atılmazsa, hayvanın sütü kesilir.
• Bir şeyi kırk kere söylersen olur.
• Biri gurbete giderken arkasından su dökülürse hem kazaya uğramaz, hem de gurbetten çabuk dönermiş.
• Boyu ölçülen çocuk kısa kalırmış!
• Büyükleri karşılamak için, seyahat için v.s, kurban kesip kanını akıtma
• Cenaze çıkan evde 40 gün ışık yakılır. Ruh geldiğinde odasını aydınlık bulsun diye.
• Cenaze geçerken tırnaklara bakılmaz.
• Cenaze merasimlerinde müzikli aletler çalma ve çelenk gönderme adeti (Hıristiyanlık adetidir.)
• Cenaze yıkanırken teneşirin altına dökülen su, bir şişeye konup habersiz sarhoşa içirilirse içkiyi bırakır.
• Cenazeleri götürürken yüksek sesle zikirler, tekbirler, ağıtlar yapma inancı
• Cincilik, falcılık, muska, nazar boncuğu takmak, kurşun dökmek.
• Cuma akşamı ev süpürülürse meleklerin kanadı kırılır,
• Cuma günü ev süpürmek günahtır,
• Cumartesi günü çamaşır yıkamak uğursuzluk getirir.
• Cumartesi günü yorgan kaplanırsa, sahibinin ölüsü o yorganın üstünden kalkarmış inancı
• Çamaşır kazanı uzun süre ateşte bırakılmaz, bırakılırsa o evden cenaze çıkar denir.
• Çamaşır kazanında uzun süre atlet bırakılırsa o evden cenaze çıkar.
• Çarşamba günü süt içmek, ev satın almak iyi değildir.
• Çarşamba günü yorgan kaplayan hastalanır.
• Çeşitli beklentilerinden dolayı duvarlara ayakkabı ve hayvan kafası asma inancı
• Çocuğu yaşamayan bir kadın bir yatıra "Bunu sana sattım" der ve kurban kestirir. Çocuk dünyaya gelince eğer kız ise adını satı, oğlan olursa Satılmış koyar. Aksi halde çocuğu yaşamaz.
• Çocuğun göbeği,cami duvarına veya avlusuna gömülürse dindar, medresenin bahçesine (okulun) veya avlusuna gömülürse âlim, ahıra gömülürse malcı olurmuş. Ayrıca suya atılırsa huyu temiz, evin içinde bir yere gömülürse gözü dışarıda olmazmış.
• Çocuğun kırkı çıkmadan tırnağı kesilirse ya arsız ya da hırsız olurmuş.
• Çocuğun üstünden atlanırsa boyu kısa kalır.
• Çocuk çamaşırları gün batımına kadar dışarıda kalırsa çocuk büyülenir.
• Çocuk doğan evden kırk gün dışarıya bir şeyin verilmemesi,
• Doğum yapan kadın yedi gün çocuğunun yanından dışarı çıkmaz. Çıkarsa cinniler gelir çocuğu götürür. Başka bir çocukla değiştirir.
• Doğuran kadının (lohusanın) bulunduğu yere süpürge, Kur'ân, soğan, sarımsak aşılırsa "alkansı" lohusa ve çocuğa zarar vermez.
• Dört yapraklı yonca bulanın talihi açılır.
• Elden ele makas alınmaz.
• Eller birbirine bağlanmaz, bağlanırsa kısmetin kesilir denir.
• Erkek çocuğun kesilen ilk saçı atılmaz, bereketi artsın diye babasının cebine konur.
• Ezan okunurken köpek uluması, karga ve baykuş ötmesinin uğursuzluk sayılması.
• Falan ağaca çaput bağlanırsa dert ve tasalar gider inancı
• Gece ayağı ile oynayanın anne veya babası ölür.
• Gece ev süpürülürse fakirlik gelir,
• Gece kapı arkasında oturan, iftiraya uğrar.
• Gece sakız çiğnenmez, çiğneyenler için ölü eti yiyor denir.
• Gece sandık açmak, kendi mezarını açmaktır. Yani ölümü çağırmaktır.
• Gece tırnak kesilirse ömür kısalır.
• Geceleri aynaya bakılmaz.
• Geceleri dikiş dikmenin,tıraş olmanın, tırnak kesmenin, sakız çiğnemenin uğursuzluk ve günah sayılması.
• Gelecek hakkında gaibi bildiklerini söyleyen kişilere inanma
• Gelin eve ilk geldiğinde kaynanasının iki bacağı arasından içeri girerse saygılı olur.
• Gök gürlerken buğday anbarlarına el ile vurulursa hasat çok olurmuş.
• Gökkuşağının altında geçen cinsiyet değiştirir.
• Güneş battıktan sonra ev süpürülmez, uğursuzluk gelir.
• Haftanın belli günlerinde işe başlamanın, temizlik yapmanın ve sefere çıkmanın uğursuzluk sayılması.
• Hangi şekilde olursa olsun, fal baktırmak ve falcıların söylediklerine inanmak
• Hapse giren, ölmüş birinin yüzüğünü takarsa çabuk çıkar.
• Hıdrellez , Nevruz (bahar) bayramı ve Yılbaşı kutlama inancı
• İki bayram arasında nikah yapmamak, ( Peygamberimiz, Hz. Ayşe ile iki bayram arasında evlenmiştir.)
• İki bebek kırkı çıkmadan aynı odada bulundurulmaz. Bulundurulursa birinin büyüyeceğine diğerinin kısa boylu kalacağına inanılır, buna “kırk basar” denir.
• İki gelin aynı eve alınmaz.
• İnsan üzerinde giysi söküğü dikilmez.
• İnsanın önünden kara kedi geçmesi uğursuzluk sayılır.
• Kabe’den başka, falan yeri ziyaret eden, yarı hacı olur sözü
• Kabristanda definden sonra şeker dağıtılma inancı
• Kahve içen oğlan çocuğunun bıyıkları çıkmaz, köse kalır.
• Kapı eşiğinde iyi değildir diye oturmamak.
• Karı-koca arasını bulmak için muhabbet muskaları yaptırma inancı.
• Kayan yıldız ölüme işarettir.
• Kaybolmuş malı bulmak için sahtekar hoca ve cindarlara gitme inancı.
• Kırkı çıkmamış bebek sokağa çıkarılmaz, mezarlığın yanından geçirilmez; tersi yapılırsa “kırk basar” denir.
• Kızın kısmeti açılsın diye, türbeleri dolaştırıp mum yaktırma inancı.
• Kötü bir haber duyduğu veya söylediği vakit eliyle bir yere tıklama inancı
• Kuş pisliği başa düşerse para gelecek denir.
• Küçük çocuk apış arasından bakarsa eve misafir gelir.
• Leyleği havada gören o yılı durmadan gezerek geçirir, yerde gören evinde oturur.
• Makas ağzı açık kalırsa kefen biçmeye yarar.
• Merdiven altında geçilmesi uğursuzluktur.
• Mezar taşlarına resim yaptırma inancı
• Mezarlara elini yüzünü sürmek, türbelerin eşik ve pencerelerini öpmek.
• Misafir gidince veya yolculuğa çıkan olduğunda arkasından su dökme inancı
• Misafirin ardından ev süpürmek iyi değildir,
• Nar taneleri yere düşürülmeden yenilirse cennete girilirmiş.
• Nazara uğrayan kişi, kuşkulandığı insanın saçından, ayakkabısından veya elbisesinden habersiz bir parça kesip yakarak dumanı ile tütsülenirse nazarı geçer.
• Nazardan korunmak veya kurtulmak için çeşitli nazar boncukları, diş, kemik, tırnak gibi nesneleri takmak
• Nevruz (bahar) bayramı ve Yılbaşı kutlama inancı
• Nikah kıyarken evlenen çiftlerin birbirlerinin ayaklarına basması.
• Otururken ayak sallanırsa alacaklı kapıya gelirmiş.
• Ölü evinin, gelenlere yemek yedirme inancı
• Ölü helvası dağıtmak, yemek vermek.
• Ölü yıkandıktan sonra kazan ters çevrilmezse bir başkası daha ölür.
• Ölülere kurban kesme ve yardım bekleme inancı
• Ölünün kırkıncı ve elli ikinci gecesinde helva dağıtılması inancı
• Ölünün yıkandığı yerde yedi gece mum yakılır.
• Önünde "beş taş oyunu" oynanan eve fakirlik gelirmiş.
• Pazar günü çalışmak uğursuzluktur.
• Sabah işe giden erkeğin önünden kadın geçerse işi rast gitmez.
• Salı günü başlanan işler yarıda kalır.
• Salı günü yola, çıkılmaz, çamaşır yıkanmaz inancı
• Soğan kabuğuna basılırsa fakirlik gelirmiş.
• Şimşek çakarken kırmızı giysi giyilmez.
• Tavşan, tilki ve kara kedi yolu keserse, uğursuzluk gelir.
• Tenasüh diğer bir deyimle reenkarnasyon (öldükten sonra ruhun başka bedenlere girmesi) inancı.
• Terlik veya ayakkabı ters çevrilirse o evden ölü çıkar.
• Türbe ve tekkelere mendil bağlamak, çaput bağlamak, para atmak, horoz adamak, tuz ve şekerler dağıtmak ve bunlarla birlikte ölülerden bir şeyler beklemek.
• Yemin eden kişi, yemin ederken sağ ayağını kaldırırsa yemini kabul olmaz.
• Yeni doğan bebeğin ağzına üflenirse cana yakın olur.
• Yeni doğan bebeğin eline kalem tutturulur.
• Yeni doğan çocuğun ilk dışkısı yattığı odanın eşiğine veya beşiğinin altına konursa cadı zarar vermez, nazar da değmez.
• Yeni doğan çocukların bahtının güzel olması için çocuğu tekkeleri ve türbeleri gezdirip, tuz, şeker, helva yedirme adeti.
_____________

18:24 - 3/11/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


BIZIMKILER

Kategori: BIZIMKILER__






























18:13 - 22/6/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


taekwondo hakkında

Kategori: Belirtilmemiş

 

taekwondo resimleri









Taekwondo nedir?


Çiplak el ve ayakla yapilan savunma sporudur.

Taekwondo'nun kelime anlami nedir?Tae:Ayak teknigi Kwon:El teknigi Do:iyi niyete giden dogru yol
Taekwondo Bedeni kaça böler?Olgul:Yüz Momtong:Gövde Are:Belden asagisi


taekwondonun tarihi

Tekwondo dünyada bilinen döğüş sanatlarının hemen hemen en eskisidir.Ve kore kökenli silahsız döğüş ve savunma sanatı olarak bilinir.Ortaya çıkış tarihi i.ö 37 olarak kabul edilen taekwondo yine kore kökenli bazı savunma sporlarının eski biçimlereine dayanır

taekwondo hakkında
Taekwondoda Genel Kaideler
1-Nezaketken,kibarlık
2-Dürüstlük
3-Azim,hırs
4-Nefsi kontrol
5-Cesaret
Taekwondo Yemininde olması gereken uluslararası prensipler.
Taekwondo prensiplerine bağlı kalmak
Eğitmenlere ve kemer ve yaşça büyük olanlara saygılı olmak
Taekwondoda öğrendiklerini asla kötüye kullanmamak

taekwondonun başardıkları
Taekwondonun Faydaları diğer spor branşlarıyla hemen hemen ortaklık içerir.Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.
1-Fizyojik 2-Psikolojik 3-Sosyolojik
Fizyolojik ve biyolojik faydaları
Daha enerjik bir organizma sağlar.
Bedensel ve zihinsel yorgunluklara karşı direnci arttırır.
Kilo almayı önler

Kuşakların Manası

BEYAZ KUŞAK
Masumiyet

Temizlik, saflık, hiçbir zararı olamayan,masumiyet gibi anlama gelir.Taekwondoya ilk başlayan ve taekwondo hakkında hiç bir ön bilgisi olmayan sporcular takarlar.

SARI KUŞAK
Kök Salmak

Kök salmak anlamındadır. Yere atılan tohum nasıl bir süre sonra sürgün verir kök salar ve dünyaya merhaba derse , sarı kemere geçen bir sporcuda artık taekwondo dünyasına kök salmış , prensiplerini öğrenmiş ve gelişmeye hazır duruma gelmiş demektir.
YEŞİL KUŞAK

Sürgün vermek

Sürgün vermek, büyümek anlamındadır. Taekwondo sporunda kişi artık taekwondo ile ilgili beceriler kazanmaya başlamıştır.

MAVİ KUŞAK
Gelişmek

Göğe erişmek anlamındadır. Sürgün veren ağaç nasıl bir süre sonra gelişimi tamamlar ve uzayıp görkemli bir ağaç olursa, taekwondocu da artık gelişimini tamamlamış, temel teknikleri öğrenmiş yavaş yavaş olgunlaşmaya başlamıştır.

KIRMIZI KUŞAK
Tehlike

Tehlike manasındadır. Kırmızı kemerdeki bir taekwondocu artık dikkate alınacak bir yapıya sahiptir.Kendisine saldıran rakiplerini uyaran ama ikazını dinlemeyip üzerine gelen muhaliflerini kolayca bertaraf edecek yapıdadır.

SİYAH KUŞAK


Olgunluk

Olgunluk anlamına gelir.Beyazın tam zıddıdır. Taekwondoda olgunluğu ve profesyonelliği temsil eder. Tehlikelerden çekinmez ve korku bilmez bir karakter yapısını içerir.Siyah kemer takınan sporcu hem fizikman mükemmel bir estetiğe ve ruh hali olarak toplum ahlak kurallarının zirvesinde bir kişiliğe ulaşmış demektir.

   

 

 

00:41 - 31/1/2009 - yorum {yok} - yorum yaz


BAYRAK GIFLERI
















01:47 - 16/10/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


HAYVAN GIFLERI

Image






Image



























01:12 - 16/10/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


DARIKOY

Kategori: GIRESUN_DARIKOY
Image




DARIKOYU USTALI MAHALLESINDEN  CELAL USTANIN KONAGI



ImageImage




ImageImage


ImageImage
DARIKOYUNDEN GORUNTULER


ImageImage


ImageImage


ImageImage


ImageImage

ImageImage
KOYUMUZDEN KIS MANZARALARI

ImageImage

ImageImage

ImageImage

ImageImage

       GIRESUN           BEKTAS YAYLASI

ImageImage

ImageImage





































17:28 - 12/10/2008 - yorum {2} - yorum yaz


GIRESUN

Kategori: GIRESUN_DARIKOY
BU RESIMLERIN HEPSI NESLIHANA AITTIR  KULLANMAMA IZIN VERDI SAGOLSUN {#emotions_dlg.cheesy}NESLIHANINCIKOLATAFABRIKASI SINDAN CIKTI TAP TAZE  RESIMLER



GIRESUNDAN GORUNTULER
























PAZAR MANZARALARI (SOKAKTAN GORUNTULER)






BOGURTLEN

TAFLAN
KIZILCIK


PANCAR

DOMATES


BIBER
MISIRUNU
TEREYAGI

KIRAZ TUZLUSU

IHLAMUR

KEKIK

TULUMPEYNIRI





MESHUR GIRESUN SIMIDI GIRESUNDAN BASKA HICBIRYERDE BULUNMAZ











23:38 - 10/10/2008 - yorum {5} - yorum yaz


en guzel dini gifler


















































































































































03:17 - 20/9/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


ÖLÜM VE ÖTESİ

Kategori: DIN _ ISLAM



20 KURUŞ

Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmiş. Adam şehire gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı söföre rastlıyormuş.
 
Bir Gün, bilet alırken söför yanlışlıkla 20 kuruş fazla vermiş. Imam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine düşünüyormus "20 kuruşu geri versemmi şöföre?"... ama içinden bir ses diyormuşki "çok gülünç bir sayı, ve söförün umrunda değil. Otobüs şirketi çok para kazanıyor zaten... sadece 20 kuruş onlara bişey yapmaz." Ve bu parayı saklayabilir diye düşünmüş Allahtan gelen bir hediye gibi...
 
inecegi durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce söförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki : "paranın üstünü fazla verdiniz."
 
şöför gülümsemiş ve demiş ki : "siz camii'nin yeni imamısınız değilmi? Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, islamı öğrenmek için, ve bilerek size fazla para verdim nasıl tepki vereceğinizi  gömek istedim."
 
inerken imam artık bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmış, bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış, gözlerinden yaşlar dökülerek gökyüzüne bakmış ve demiş ki: "Allahım az daha islami 20 kuruşa satıyordum!. .."
 





ÖLÜM VE ÖTESi



HAYAT YOLCULUĞU ÖLÜMLE BİRLİKTE BİTER VE İNSANOĞLU,

KENDİSİNİ EBEDÎ AHİRET ÜLKELERİNE GÖTÜRECEK OLAN YEPYENİ BİR YOLCULUĞA ÇIKAR.

İŞTE BU YOLCULUK SIRASINDA MÜ’MİN OLSUN, KÂFİR OLSUN

HERKESİN KARŞILAŞIP YAŞAYACAĞI BİR DİZİ HADİSE VARDIR.

HADİS VE ÂYETLERİN BİLDİRMESİYLE BİLEBİLECEĞİMİZ

BU HADİSELER HAKKINDA BİLGİ EDİNMEK, AHİRET HAYATIMIZ İÇİN

KENDİMİZİ NASIL HAZIRLAMAMIZ GEREKTİĞİ KONUSUNDA BİZE YARDIMCI OLACAKTIR.

 



ÖLÜM ÂNI

 

Bir kimsenin ölüm ânı, onun ölümden sonraki hayatı hakkında fikir verir. Çünkü Allah’a inanan kimseyle inanmayanın ölüm sırasındaki hali birbirinden çok farklıdır.

Mü’minler ölürken yanlarına melekler gelir:

“Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen Cennetle sevinin” diye onlara müjde verir.

Allah’ın kendisinden hoşnut olacağını ve kendisini bağışlayacağını duyan mü’min son derece mutlu olur. Bir an önce Allah’a kavuşmayı, Allah da ona kavuşmayı ister.

Ölmek üzere olan inançsız kimseye de işkence göreceği hatırlatılır. O da ölümden nefret eder ve Allah’a kavuşmayı istemez; esasen Allah da ona kavuşmayı istemez.

Melekler inançsız kimsenin yüzüne ve arkasına vurarak “Tadın bakalım yakıcı azabı” diye canını alırlar. İnançsız olarak ölenlerin pis kokusu gök ehlini rahatsız edecek kadar berbattır.

 


KABİR HAYATI

 

İnsan ölüp de kabre konduğu andan, kıyametin kopmasına kadar geçen zamana ‘kabir hayatı’ denir.

Kabir hayatının bir adım öncesi dünya, bir adım sonrası âhiret hayatıdır. Kabir hayatı, dünya ile âhiret arasında bir engel oluşturduğu için ona ‘berzah hayatı’ da denir.

Bir bakıma kabir, âhiret hayatının çeşitli duraklarının ilkidir.

Kabirdeki imtihanı kolayca veren, ondan sonraki menzilleri daha kolay geçer. Bu ilk imtihanı veremeyen kimsenin kabir hayatı son derece korkunçtur.

 


KABİRDEKİ SORGU

 

Kabre konan her insan, Münker ve Nekir melekleri tarafından hesaba çekilir. Bu sorgulama şöyle olur:

Defin işi bitip de eş, dost ve aile fertleri mezardan birer birer ayrılırken, kabirde yalnız başına kalan kimse onların ayak seslerini işitir.

O sırada biri Münker, diğeri Nekir diye anılan siyah tenli, mavi gözlü iki melek gelir; ölen kimseyi oturtur, Müslüman olup olmadığını anlamak için “Rabbin kim? Hangi dindensin?” diye sorarlar. Müslüman ise “Rabbim Allah; dinim İslâm” diye cevap verir.

Bir de Resûl-i Ekrem hakkında ne düşündüğünü öğrenmek isterler.

Mü’min, ölmeden önce de dilinden düşürmediği gibi, kelime-i şehâdet getirerek onun Allah’ın kulu ve Resûlü olduğunu söyler.

Melekler ona “Biz senin bunu söylediğini daha önce de biliyorduk” derler. Sonra kabri genişletilir ve pırıl pırıl aydınlatılır.

Ona Cehennemdeki yeri gösterilir: “Bak, senin yerin burasıydı. Allah Teâlâ burayı Cennette yüce bir makamla değiştirdi. O seni şu güzel yerinden kaldırıp yeniden diriltene kadar, burada gelin güvey uykusu gibi rahat uyu!” derler.

O Müslümanın kabrinden Cennete bir yol açılır. Cennetin burcu burcu kokularını duymaya başlar. Ona Cennet elbiseleri giydirilir. Gözünün gördüğü yere kadar kabri genişletilir.

O da yeniden diriltileceği kıyamet gününe kadar Cenâb-ı Mevlâ’nın kendisine sunacağı nimetler içinde ve sabah akşam Cennetteki yerini seyrederek rahat ve huzur içinde yaşar.

Kâfir veya Allah’a inanmış görünen kimse (münafık) ise, meleklerin sorularına cevap veremez.

Melekler ona, kendisinin durumunu daha önce de bildiklerini söyleyerek başına şiddetli bir şekilde vururlar. Onun feryadını insan ve cin dışındaki diğer varlıklar duyar.

Kabri daraltılır, kabrinden Cehenneme bir kapı açılır, Cehennemin alevlerini duymaya başlar. Sabah akşam Cehennemdeki yerine bakarak acılar içinde kıvranır.

 



KABİR AZABI

 

Peygamber Efendimiz dualarında kabir azabından Allah’a sığındı; Müslümanların da sığınmasını tavsiye etti ve bu konuda şöyle buyurdu:

Kabirlerinizde Deccâl fitnesine yakın bir imtihandan geçeceğinizi Allah bana bildirdi.

Ben hayatımda kabirden daha korkunç bir manzara görmedim.

Birbirinizi gömmeyi bırakmayacağınızı bilsem, kabir azabından bir miktar size de duyurması için Allah’a dua ederdim.

 

 


ÖLDÜKTEN SONRA DİRİLME

 

Birgün kıyamet kopup dünya hayatı son bulacaktır.

Sadece Allah Teâlâ’nın bileceği bir süre geçtikten sonra, sûr’a ikinci defa üflenecektir.

O zaman gökten hayat veren bir su indirilecek, herkes âdetâ bitkiler gibi yeniden canlanacak, kemikleri bile çürümüş olan insanlar, Allah’ın izniyle hiç çürümeyecek olan kuyruk sokumundaki hardal tanesi kadar küçücük bir parçadan (acbü’z-zenebden) yeniden canlanacak, kabirlerinde dirilip kalkacaklardır.

O zaman insanlar dünyada bir gün veya daha az bir zaman kaldıklarını sanacak, Allah’a hamdederek mahşere doğru koşarcasına gideceklerdir.

Ne yazık ki, kendi yaratılışını unutanlar, “Çürümüş kemikleri kim diriltecek” diye hayretle sorarlar, öldükten sonra yeniden hayat bulacaklarına bir türlü inanmazlar. İşte onlar, ilk önce yaratanın yeniden dirilttiğini göreceklerdir.

 


MAHŞER

 

Allah Teâlâ, mahşer gününden söz ederken; “büyük gün,” “bütün insanların, âlemlerin Rabbi huzuruna çıkacağı gün” ifadelerini kullanmaktadır.

O gün, sûr sesini duyanların gözü dehşetle açılacak; o kimseler dört yana dağılmış çekirgeler gibi kabirlerinden fırlayacaklar ve kendilerini çağırana doğru koşacaklar.

İlk insandan son insana kadar herkes bir araya gelecek; o gün yer başka bir şekle büründüğü, dağlar toz gibi savrulduğu, bir çukur, bir tümsek bulunmadığı için; dümdüz, bembeyaz, hiç kimsenin tanıdık bir işarete rastlamadığı bir yerde bütün insanlar toplanacak.

İnsanlar mahşer yerinde, Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna,

- yalınayak,

- çıplak,

- ve sünnetsiz olarak çıkacaklar. Kapıldıkları dehşet, korku ve şaşkınlık yüzünden birbirlerine dönüp bakamayacaklar.

O dehşetli zamanda güneş insanları yakıp kavuracak, herkes günahı ölçüsünde tere batacak; kimi topuklarına, kimi dizlerine kadar, kimi beline, köprücük kemiklerine kadar, kimi de ağzına ve kulaklarına kadar tere gömülecektir.

Hiçbir gölgenin bulunmadığı o dehşetli günde, Allah Teâlâ bazı kimselere özel ikrâmda bulunacak; onları Arş’ının gölgesinde dinlendirecektir.

Bu bahtiyar insanlar:

- âdil devlet başkanları,

- temiz bir hayat içinde Rabbine kulluk ederek büyüyen gençler,

- kalbi mescidlere bağlı Müslümanlar,

- birbirlerini Allah için seven; buluşmaları da, ayrılmaları da Allah için olan insanlar,

- güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah’tan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit adamlar,

- sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka verenler,

- tenhâda Allah’ı anıp gözyaşı dökenler olacaktır.

 

AMEL DEFTERİ

 

Mahşer gününde herkesin önüne, dünyada iken yaptığı bütün iyilik ve kötülükleri gösteren kitapları (amel defterleri) açılacak. Herkese:

“Oku kitabını! Bugün kendini sorgulayacak durumdasın” denecek.

İyilik yapmış olanın amel defteri sağ eline verilecek. O kimse, büyük bir sevinç içinde etrafındakilere “Bakınız şu kitabıma, alınız okuyunuz” diyecek. Onun hesabı kolay görülecek ve Cennetin yüksek yerinde, elini atınca koparacağı meyvelerin arasında, yiyip içerek mutlu bir hayat sürecek.

Defteri sol eline verilenler ise “Amanın, bu nasıl deftermiş! Yaptığım herşeyi küçük büyük demeden sayıp dökmüş. Keşke bana defterim verilmeseydi de hesabımı öğrenmeseydim. Keşke ölümle birlikte herşey bitmiş olsaydı” diye yanıp tutuşacak.
 

 

HESAP

 

Daha sonra insanlar, dünyada yaptıklarından dolayı Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda hesaba çekilecektir.

Ağızlar mühürlenip kapatıldığı için konuşamayacak, onun yerine eller ve ayaklar neler yaptığını bir bir anlatacak, kulaklar, gözler, deriler dile gelip herşeyi haber verecektir.

Elbette iman edip iyi işler yapan, Allah’ın emirlerini tutup yasaklarından sakınan biriyle, böyle olmayanlar hesaplaşmada bir tutulmayacaktır.

Peygamber Efendimizin anlattığına göre bu şöyle olacaktır:

Allah Teâlâ her bir insanla tercümansız konuşacaktır. O zaman insan sağ tarafına bakacak, âhirete gönderdiği iyilikleri görecek. Soluna bakacak, vaktiyle yaptığı kötü işleri görecek. Önüne bakacak, önünde sadece Cehennemi görecektir.

Cenâb-ı Mevlâ, kendilerinden memnun olduğu kullarının amel defterine şöyle bir bakmakla yetinecek, onları ayrıca hesaba çekmeyecektir. Zira hesaba çekilenler azap göreceklerdir.

Muhammed ümmetinden; büyü yapmayan, yaptırmayan, uğursuzluğa inanmayan ve sadece Rablerine güvenen yetmiş bin kişi hesaba çekilmeden Cennete girecektir.

Dünyada en küçük bir iyilik yapan, yaptığı iyiliğin karşılığını mutlaka görecek; en küçük kötülük yapan da bunun cezasını çekecektir.

Bu hesaplaşma sonunda kimsenin kimsede hakkı kalmayacak, hattâ boynuzsuz koyun bile, boynuzlu koyundan hakkını alacaktır.

 



MÎZAN

 

Hesap işi bittikten sonra, dünyada yapılan iyilik ve kötülüklerin ölçülüp tartılmasına sıra gelecektir. Allah Teâlâ kıyamet günü son derece doğru ve hassas teraziler kuracak, böylece kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaktır. Bir hardal tanesi kadar bile olsa, iyi veya kötü herşey tartıya konacaktır.

Tartıda iyilikleri ağır gelenler kurtulacak, muradına erecek; iyilikleri hafif gelenler, derin bir mutsuzluğa gömülecek, bir uçurumun girdabına sürüklenecek ve şayet Allah’ın âyetlerini de inkâr etmişlerse sonsuza kadar Cehennemde kalacaklardır.

Dünyada yapılan ibadetler ve iyilikler mizanda ağır gelecektir.

Bazı iyilik ve ibadetler tartıda daha ağır çekecektir. Meselâ “Sübhânallahi ve bi-hamdihî sübhânallahi’l-azîm” zikri dilde hafif olmakla beraber Rahmân olan Allah’ı hoşnut eden iki cümle olduğu için mizana konduğunda ağır gelecektir.

“Elhamdülillâh” diye Allah’ı zikretmek de mizanı sevapla dolduran bir ibadettir.

Ama terazide herşeyden daha ağır çeken, güzel ahlâk olacaktır.

 



SIRAT

 

Mahşerden sonra Cennete veya Cehenneme gidebilmek için sıratın üzerinden geçilecektir. Sırat, Cehennemin iki yakasına kurulmuş, Peygamber Efendimizin benzetmesiyle, kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprüdür.

Mü’minler buraya gelince, peygamberler “Allahım selâmet ver, selâmet ver!” diye yalvaracaklardır.

Sırattan ilk defa Muhammed aleyhisselâm ile birlikte ümmeti geçecektir.

Allah’ın hoşnut olduğu kullar, bu köprüden, amellerinin derecesine uygun bir süratle kolayca geçip gideceklerdir.

Kimi göz kırpacak kadar bir zamanda,

kimi şimşek,

kimi ruzgar hiziyla

kimi kus

kimi iyi cins at  ve deve  hiziyla   geçecektir
ImageImageImage



00:37 - 14/9/2008 - yorum {yok} - yorum yaz


MUZIK DINLE!!!!!!!!!!!
Sonraki Sayfa
center>








Hakkımda
DUNYA HAYATI VE YASAM
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
http://www.mizahcafe.com/muzikdinle/193/Abdurrahman-Onul--cok-pismanim
http://birgonulbal.blogcu.com/sablon-arka-plan-resimleri_6427241.html
http://hazan20.blogcu.com/cicek-ve-gul-gifleri-html-kodlari_20640421.html
http://html-kod-ekle.tr.gg/
http://www.html-arsivleri.tr.gg/Sayac-Kodlar%26%23305%3B.htm?PHPSESSID=e8a935...
http://www.neyik.tr.gg/Arka-Plan-Kodlar%26%23305%3B.htm?PHPSESSID=2cd928c07de302f776b3de156fb2327c
http://kodzilla.tr.gg/arkaplan-kodlar%26%23305%3B.htm?PHPSESSID=c4efe487afbd11f062f53a9d5a7f6d3b
http://www.balca.net/
http://www.kodek.tr.gg/Ice-Blue-Tasar%26%23305%3Bmlar-1.htm?PHPSESSID=db62109ab9963c80bf60f464af7f5224
http://www.pageplugins.com/generators/photocube/
http://www.myhouseonweb.eu/
http://www.esnips.com/doc/0d9f5aff-f923-4216-ab3f-e68804191b2f/Sibel-Can-(on3)-Sensiz-Sabah-Olmuyor


Kategoriler


Son Yazılar
- BEYIN EGZERSIZLERI!!!
- Hurafeler, Bidatler Ve Batıl İnançlar
- BIZIMKILER
- taekwondo hakkında
- BAYRAK GIFLERI
- HAYVAN GIFLERI
- DARIKOY
- GIRESUN
- en guzel dini gifler
- ÖLÜM VE ÖTESİ







Arkadaşlarım
hobilerimveben
begonya35
fatogelin
zehra50
ilmekilmek
ruzun
kizlariminnakislari
sados
elisidiyari
didoli82
ornekci
serpil69
gardenya70
sefertasi
1964anne
karliorgu
zeyna21
ebrugiller
ayten2007
ramsescleopatra
dantel81
şule yüksel
esila48
temmuz74
aytenceee
sevginehri28
bebu
dualarile
reyhan28
<











--Sitene Ekle--




Backgrounds From FreeGlitters.Com